Doğum iznine yeni düzenleme
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 24 haftayı tamamlamamış olan annelerin de düzenlemeden yararlanacağını açıkladı. Bakan Göktaş, sosyal medya düzenlemesiyle ilgili de önemli mesajlar verdi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Meclis'te yasalaşan yeni sosyal hizmet kanunundan uzatılan ebeveyn izinlerine, okul güvenliği tedbirlerinden çocukların dijital dünyadaki risklerden korunmasına kadar pek çok kritik başlığı TRT Haber'de değerlendirdi.Bakan Göktaş, konuşmasının başında yeni Sosyal Hizmetler Kanunu'nun Bakanlık tarafından uzun süredir çalışılan ve aileyi merkeze alan "kapsamlı bir reform" niteliği taşıdığını vurguladı.Kanun paketinin çocuklardan yaşlılara kadar toplumun tüm kesimlerini koruma altına aldığını belirten Göktaş, Darülaceze yaşlı bakım modelinin tüm Türkiye'ye yaygınlaştırılması ve babalık izinlerine yönelik düzenlemelerin bu paketin önemli sütunlarını oluşturduğunu ifade etti.
"TÜRKİYE AİLE DOSTU EKOSİSTEM KURMA YÖNÜNDE KARARLI"
Türkiye'nin "aile dostu ekosistem" kurma hedefi doğrultusunda stratejik adımlar attığını kaydeden Göktaş, "Bildiğiniz gibi geçtiğimiz yılı 'Aile Yılı' ilan etmiştik. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından 2026-2035 dönemi de 'Aile ve Nüfus On Yılı' olarak ilan edildi. Bu kapsamda iş-yaşam dengesini uyumlaştıran, aile odaklı politikalarımızı hayata geçirmek için pek çok düzenlemeyi uygulamaya koyduk." diye konuştu.
DOĞUM İZİNLERİNDE TARİHİ ARTIŞ
Yeni düzenlemeyle çalışan annelere yönelik en somut desteğin doğum izinlerinde yapıldığını belirten Bakan Göktaş, "Ancak bu paket özelinde, özellikle doğum izinlerinin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılmasıyla beraber burada özellikle çok önemli bir yeniliği annelerin hayatına geçirdik. Ben de iki aylık bebeğini özellikle kreşe bırakmak durumunda olan bir anne olarak gerçekten anneleri çok iyi anlıyorum. Anneler gerçekten bu kapsamda... Üç aylık bebeğini, yani biz emzirme süresini 6 ay olarak biliyorsunuz, doğal emzirme süresinin 6 ay desteklenmesini Dünya Sağlık Örgütü bu kapsamda bu şekilde söylüyor. Bununla beraber tabii biz hem 6 aya yükselttik, aynı zamanda babalık iznini 5 günden 10 güne, özellikle işçilerle memurluğu eşitlemiş olduk. İşçiler için 5 gündü, bunu 10 güne çıkarmış olduk." dedi.Bakan Göktaş sözlerine şöyle devam etti; Diğer yandan tabii biz Türkiye'nin nüfus yapısını koruyan kapsamlı bir adım attık. Koruyucu ailelere yönelik ilk defa 10 günlük bir izin süresi verdik. Ben bu teklifimize destek veren bütün milletvekillerimize teşekkür etmek istiyorum. Bu paketimizde ayrıca biliyorsunuz 15 yaş altı sosyal medya düzenlememizi de hayata geçiriyoruz. Oyunlara yönelik önemli bir düzenlememiz de var. Aileyi koruyan, aileyi güçlendiren, aile dostu ekosistemi destek veren kapsamlı bir politika. Bunu Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hayata geçirmiş olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Aile ve Nüfus On Yılı'nda da kalıcı politikalar hayata geçirmeye devam edeceğiz. Ben destek veren bütün milletvekillerimize teşekkür ediyorum. Vatanımıza milletimize, özellikle bekleyen bütün annelerimize, ailelerimize tekrardan hayırlı olmasını diliyorum.
DOĞUM İZNİ İÇİN EK DÜZENLEME
Annelerimize yönelik bir müjdemiz var. Özellikle pek çok annemiz tarafından da merak ediliyordu. 24 haftayı tamamlamamış olan, 2 Nisan itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış olan annelerimiz de 10 gün içerisinde başvurdukları takdirde bu düzenlemeden istifade edebilecekler. Dolayısıyla aslında pek çok annemizi kapsıyor. 24 haftayı tamamlamamış ama işe dönmüş durumda kalan annelerimiz var halihazırda, bebekleri henüz 24 haftayı da tamamlamamış, izin süreleri de 24 hafta tamamlamamış annelerimiz bu desteğimizden faydalanabilecek. Bunun için de Meclisimizde AK Parti grubumuz bir düzenleme teklifi kurdu. Ek düzenlemeyle bunu da hayata geçirmiş olduk. Gerçekten önemli bir düzenleme.Şimdi annelik iznine baktığımızda OECD ülkelerinin ortalaması 18 hafta. Biz bunun çok gerisindeydik. Fakat yeni düzenlemeyle beraber ilk 10'dayız ve OECD ülkelerinde annelere destek olan, analık izni dediğimiz çalışan annelerine yönelik bu desteğimizi en çok destekleyen ülkelerinden biri olduk. Bu kapsamda da inşallah çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Biliyorsunuz geçtiğimiz yıl da memur olan annelerimize yarı zamanlı çalışma hakkını geçirmiştik, yönetmeliği hayata geçirmiştik. Yine aile dostu ekosistemimizi destekleyen, çocukları 6 yaşını doldurana kadar yarı zamanlı çalışma olasılığını hayata geçirdik. Ve babalık izni, annelik izninin, süt izninin uzatılmasıyla beraber kapsamlı olarak aile dostu politikalarımızı, aile dostu ekosistemimizi sürdürmeye ve devam ettirmeye inşallah hayata geçirdik.Fransa'nın, Hollanda'nın, Kanada'nın gerisindeyken şu anda onların önüne geçmiş olduk aslında. Biz aile dostu ekosistemimizi çok uzun süredir çalışıyoruz. Bu kapsamda da ailelerden, annelerden tabii bu konuda çok büyük bir beklenti de vardı. Biz onlara bu müjdeyi de sizin vesilenizle paylaşmak istiyoruz.
15 YAŞ VE ALTI SOSYAL MEDYA DÜZENLEMESİ
Bizim temel endişemiz çocuklarımızın dijital alanda güvenliğini sağlamak. 15 yaş altı sosyal medya düzenlemesi sadece ülkemizde değil, ilk olarak Avustralya'da biliyorsunuz gündeme gelmişti. Akabinde Fransa, İspanya benzer düzenlemeler, İngiltere şu anda ve Amerika'da da Meta'ya yönelik çok ciddi davalar açıldı; çocukların özellikle gelişimine yönelik olumsuz etkilerinden kaynaklı. Şimdi teknoloji hızla gelişiyor ve teknoloji hayatımızın önemli bir parçası. Çocuklarımızın yüzde 63'ü aktif bir şekilde sosyal medya kullanmakta. Son 10 yıla baktığımızda çocukların dikkat süresi yüzde 30 azalmışken, bir konuya odaklanma süresi 8 saniyeyi geçmiyor. Yani 8 saniye aslında bir soruyu veya bir konuyu odaklanmaktan ziyade bir hikayeden de çok az bir süre aslında. 8 saniye çok az bir süre. Ve dikkat konsantrasyon alanında gerçekten çocukların üzerinde de bir etkisi olduğunu çok net kamuoyu raporları, uluslararası raporlar da bu şekilde bir dikkat çekmekte.Tabii ki bizler çocuklarımızın dijital dünyaya güvenli bir şekilde var olmalarını destekliyoruz. Teknoloji hayatımızın bir parçası. Fakat 2024-2028 Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Eylem Planımızın önemli bir parçası dijital çağda aileleri güçlendirmek. Bu kapsamda hem ailelerin dijital rehberliğini güçlendirmek, dijital okuryazarlığını güçlendirmek ama aynı zamanda çocukları da bu alandan korumak ve onlara da o rehberliği sağlayabilmek. Baktığımız zaman pek çok ülke buna benzer düzenlemeler hayata geçirdi ve Maraş olayları maalesef, Maraş'ta olan elim olay bizlere bu konuda bir düzenlemenin çok elzem olduğunu bir kere daha gösterdi. Sayın Cumhurbaşkanımız aslında bunu çok uzun zamandır görmüştü. Ve biz geçtiğimiz sene Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi'ni hayata geçiren ilk ülkeyiz. Bunu hem ülkemizdeki farkındalığı artırmak hem dünyada farkındalığı artırmak adına pek çok çalışma başlattık.Diğer yandan çocuk komitelerimiz var 81 ilimizde, 46 bin üyemiz var. Çocuk Hakları Komitemiz de 20 Kasım'da Dünya Çocuk Hakları Günü'nde bizlere bir bildiri sundu. Bu bildiride de dijital dünyada kendilerine korunmaya yönelik kendi taleplerini ilettiler. Biz aslında iki yoğun çalıştay da yürüttük; hem ailelerle, hem çocuklarla, hem akademisyenleri dinledik. Bunun yanı sıra Cumhurbaşkanlığı genelgesi ile dijital dünyada çocukların korunmasına yönelik bir eylem planı oluşturduk. Bu kapsamda bütün kamu kurumlarına, özel sektöre, akademisyenlere, oyun yapıcılara yönelik de pek çok temkinlerimiz, önerilerimiz oldu.
"AMACIMIZ ÇOK NET; ÇOCUKLARIMIZA DAHA GÜVENLİ BİR DİJİTAL ORTAM"
Nihayetinde geldiğimiz noktada 15 yaş altına sosyal medya düzenlememizin de elzem olduğunu biliyoruz. Bu kapsamda sektörle görüştük, kamuyla görüştük, uluslararası literatürü taradık. Ve ailelerden de çok yoğun talepler geldi. Ve bizler çocuklarımıza daha güvenli internet sunarken sosyal medyanın sürekli algoritmaların eşiğinde, küresel şirketlerin para kazanma odaklı çalışmalarının içerisinde kalmasını istemedik. Sosyal medyanın çocuklarımızda akran zorbalığı, siber güvenlik sıkıntıları, veri kaybı ama aynı zamanda psikolojik, zihinsel, fiziksel gelişimlerinde de olumsuz etkilerinin olduğunu çok net biliyoruz. Zira bizler de bu düzenlemeyi hayata geçirerek sosyal medya düzenlemesini hayata geçirmiş olduk. Amacımız çok net; çocuklarımıza daha güvenli bir dijital ortam.
"DEVLET NORM OLUŞTURUYOR"
Yani bu düzenlemeyi getirdik, bir anda her şey mucizevi olmayacak. Devlet norm oluşturuyor. Bununla beraber bir yönetmelik çıkacak ve sosyal medyaya bağlanmak isteyen ailelere, özellikle sosyal medya platformlarından temel beklentimiz şu: Bir, güvenli ortam sağlamaları. İki, çocuklar bağlandıkları anda bir kimlik doğrulama, yani yaş doğrulama sisteminin getirilmesi. Oyunlarla ilgili bir derecelendirilme getirilmesi. 1 milyondan fazla sosyal ağ sağlayıcısının kullanıcısı varsa Türkiye'de bir temsilcinin bulundurulması. Özellikle aldatıcı reklamların önüne geçilmesini sağlamış olduk bu kanun düzenlemeyle beraber. Ayrıca yaş kriterleri ve yaş doğrulama sistemi, ayrıca da şikayetlere karşı da etkin mekanizma kurulmasını sağladık. Zaman zaman sizlerin de karşınıza çıkıyordur, sosyal medyada olumsuz bir içerikle karşılaştığınızda özellikle sizin resminizi kullanarak aldatıcı reklamlar da çok fazla arttı. Bunun da önüne bu düzenlemeyle geçmiş olduk.Amacımız yasaklamak değil; bu konuda bir düzenleme getirmek ve sosyal medya platformlarına belirli yükümlülükler getirmiş olduk. Bu yükümlülüklerle beraber önümüzdeki süreçte de özellikle bir yönetmelik çıkacak ve Siber Güvenlik Başkanlığımızla beraber, BTK ile beraber çalışıyoruz buna da. Uzmanların eşliğinde bu yaş doğrulama sistemini de hayata geçirmiş olacağız. Amacımız çocuklarımıza daha güvenli bir dijital ortamı sağlamak. Onlar dijitalin olumlu taraflarından faydalanırken istismar, akran zorbalığı ve olumsuz içeriklerden onlara daha güvenli bir alan oluşturmak. Maalesef sosyal medya sürekli beğeni, sürekli bir dopamin salgılatarak aslında bir bağımlılık da oluşturuyor. Dolayısıyla sosyal medya bağımlılığından da aslında bahsedebiliriz. Devlet norm oluşturuyor.
Tarih: 24-04-2026